Uçakların duman izlerindeki sır: Chemtrail komplo teorisi

Hepimiz gökyüzüne baktığımızda, uçakların ardında bıraktığı yoğun duman izlerinin oluşturduğu görüntüleri görmüşüzdür.  Peki bu duman izlerinin arkasında ne var? Chemtrail komplo teorisi, yüksekten uçan uçakların semada uzun süre bıraktıkları izlerin, gizli olarak planlanmış sinsi hedefler için kasten püskürtülen kimyevi veya biyolojik madde olduğunu savunuyor. Bu teoriye inananlar, normal jet duman izlerinin nispeten çabuk yok olduğunu, ancak bu şekilde yok olmayan izlerin ise ilave maddeler içerdiğini öne sürüyor. chemtrail komplo teorisi
Bu teoriye inananlar, iddia edilen kimyevi püskürtmenin sebebinin Güneş radyasyonunu kontrol etmek, psikolojik manipülasyon, nüfus kontrolü, hava durumunu değiştirme, biyolojik veya kimyevi savaş olabileceğini iddia ediyor. Ayrıca komplo teorisyenlerine göre bu izler, çeşitli hastalıklara ve başka sağlık problemlerine sebebiyet veriyor. Ancak bir görüşe göre duman izleri, büyük yüksekliklerde (8–16 kilometre) meydana geliyor. Bu yüksekliklerde hangi kimyevi madde olursa olsun, püskürtülürse bir zarar vermeden dağılıp yüzlerce kilometre uzağa düşer veya yere inmeden bozunur. Bir diğer görüş ise yükseklik ne olursa olsun, püskürtülen dumanların içerdiği nano partiküllerin doğaya ve canlılara büyük zararlar verdiğini savunuyor. Bu şekildeki izler, sadece normal su tabanlı yoğunlaşma izleri olup rutin olarak yüksekten uçan uçaklarca belli atmosferik şartlar altında bırakılıyor. Bu nedenle Chemtrail komplo teorisine inananların ortaya attıkları iddialar, bilim toplulukları tarafından reddediliyor. Dünya’nın her tarafındaki bilim insanları ve hükümet yetkilileri, sözde kimyevî izlerin aslında normal duman izleri olduğunu defalarca teyit etmelerine rağmen, günümüzde hala bu teoriye inanan kişiler, havayolu şirketlerinden bunu ispat etmelerini istiyor. chemtrail komplo teorisi Chemtrail komplo teorisi, ilk olarak 1996 yılında ABD’de yayılmaya başladı. O tarihte, ABD Hava Kuvvetleri’ne ait uçaklardan “ABD nüfusunun üzerine ne olduğu bilinmeyen maddeler püskürtülmesi” ve böylece “garip yoğunlaşma izi desenleri meydana gelmesi” bu teorinin konuşulmasına neden oldu. Hava kuvvetleri ise hava durumunu değiştirme yönelik herhangi bir deneyin yapmadığını, bu amacı hedefleyen programların yürütmediğini ve gelecekte de böyle planların olmadığını açıkladı. Bilim insanları ve federal kurumlar, bu teorinin varlığını devamlı reddederek izlerin sadece kalıcı yoğunlaşma izleri olduğunu ifade ediyor. Ancak tüm bu resmi açıklamalara rağmen, komplo teorisyenleri iddialarından vazgeçmiyor. Birleşik Krallık ve Kanada’da yapılan bir çalışmaya göre sorulanların yüzde 2,6’sı tamamen, yüzde 14’ü ise kısmen Chemtrail komplo teorisine inanıyor.