Koronavirüs bağışıklığı ve aşı ile ilgili 5 soru ve cevap

Koronavirüs, şu anda dünya çapında en az 100 milyon insanı enfekte ederek 2 milyondan fazla kişinin yaşamını yitirmesine neden oldu. Covid-19 olarak adlandırılan virüsü inceleyen doktorlara göre iyileşenler, belirli bir süre boyunca bağışıklık kazanabiliyor. Ancak uzmanlara göre bu sürenin bitiminden sonra yeniden virüse yakalanma şansınız da var. Son zamanlarda ülkemizde de dahil olmak üzere aşı çalışmaları hız kazandı. Bu durum, beraberinde bazı soruları da getirdi: Aşı bağışıklığı ne kadar sürer, ne kadar koruma sağlar, koronavirüse yakalananlar aşı olmalı mı? Uzmanlar, koronavirüs geçirmiş olsun ya da olmasın herkesin koronavirüs aşısı yaptırmasını tavsiye ediyor. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, şu anda koronavirüse yakalanmış kişilerin aşı sırasını başkalarına verebileceklerini, ancak bu hastaların en sonunda herkes gibi aşı olması gerektiğini söylüyor. Koronavirüs bağışıklığı ve aşı ile ilgili 5 soru ve cevap #1
Bağışıklık; vücudunuzun bakteriler, mantarlar, toksinler ve virüsler dahil sizi hasta edebilecek mikroplara karşı savunmaya geçmesine denir. Bağışıklık sistemi, hastalıklara karşı korumak için tasarlanmış hücreler ve proteinler üreten birkaç farklı organdan oluşur. Yaşamınız boyunca bağışıklık sistemi, istilacı mikropları tespit eder, hatırlar ve bunlara karşı savunma yapar. Vücüdumuza giren koronavirüsle ise antikorlar ve lenfosit adı verilen bir tür beyaz kan hücresi savaşır. İşte buna edinilmiş bağışıklık denir ve bunu elde etmenin temelde üç yolu vardır: Doğal enfeksiyona ve hastalığa maruz kalmak, bir başkasının antikorlarını tedavi amaçlı almak ve aşı olmak. İşte bu nedenle koronavirüse karşı geliştirilen aşılar, bağışıklık sisteminin virüsleri tanımasına ve onlara karşı bir savunma mekanizması geliştirmesine yardımcı olur. Kızamık ve kabakulak gibi bazı hastalıklara karşı bağışıklık bir ömür boyu sürebilir. Ancak grip gibi bazı hastalıkların bağışıklığı çok fazla sürmüyor. Çünkü kısmen influenzaya neden olan virüsler çok hızlı mutasyona uğruyor. Ocak 2021’de yapılan bir çalışmada, hastalarda enfekte olduktan sonra sekiz ay gibi uzun bir süre boyunca bağışıklık ile uyumlu bir seviyede koronavirüs antikoru tespit edildi. Kasım ayına ait benzer bir çalışma, korumanın enfeksiyondan sonra en az beş ila yedi ay sürdüğünü ortaya çıkardı. Koronavirüse karşı aşılar, henüz daha yeni hayatımıza girmiş durumda. Bu nedenle aşının ne kadar uzun bir bağışıklık sağlayacağı kesin değil. Ancak uzmanlar, aşıların en az 1 yıl bağışıklık sağlayacağını düşünüyor. Koronavirüs aşısının arkasındaki şirketlerden biri olan Moderna’nın CEO’su, Dünya’nın sonsuza kadar koronavirüsle yaşamak zorunda kalabileceğini söyledi. Bu nedenle doğal bağışıklığın mı, yoksa aşının mı daha uzun koruma sağlayacağını şu anda kimse bilmiyor. Ancak yine de işi şansa bırakmamak için aşı olup kendinizi koruma altına almanızda fayda var. Koronavirüs bağışıklığı ve aşı ile ilgili 5 soru ve cevap #2
Belirli bir hastalığa karşı bir dereceye kadar bağışıklık geliştirmiş olmanız, o hastalığa bir daha hiç yakalanmayacağınız anlamına gelmez. Bu nedenle aşı şirketlerinin hiçbiri yüzde 100 koruma sağladığını söyleyemiyor. Örneğin Moderna aşısının koruma oranı yüzde 94,5 olarak açıklanmıştı. Bu, aşının yapıldığı her 1000 kişiden 945’inin virüse karşı koruma altında olacağını, ancak 55 kişinin hala riskli olduğunu gösteriyor. Bazı iddialara göre ise koronavirüse yakalanmış hastalar, daha sonraki yakalanmalara karşı yüzde 99 bağışıklık sağlıyor. Bu sayının gerçekte ne kadar doğru olduğu belirsiz olsa da ortada bir gerçek var: Koronavirüs öldürüyor. Bu nedenle aşı olmak, yalnızca enfeksiyonu engellemekle kalmaz, aynı zamanda hayatınızı da kurtarabilir. Ölüm riskine ek olarak doktorlar, koronavirüse yakalanan hastalarda görülen uzun vadeli etkileri belirledi. Bu etkiler arasında öksürük, bazen şiddetli yorgunluk, vücut ağrıları, eklem ağrısı, nefes darlığı ve çeşitli nörolojik bozukluklar var. Üstelik bazı hastaların semptomları aylar geçmesine rağmen hiç azalmadı. Bu da doğal bağışıklığın koronavirüse karşı yeteri kadar güçlü olmadığı anlamına geliyor. Öte yandan aşıların yan etkilerine baktığımız zaman, genellikle bunların oldukça az olduğunu görüyoruz. Örneğin enjeksiyon yeri çevresinde ağrı veya şişlik, ateş, titreme, yorgunluk veya baş ağrısı gibi belirtileri aşı yan etkileri listesine ekleyebiliriz. Artık aşılar geldiğine göre, az da olsa normale dönüş olabilir, ancak o zamana kadar herkesin maske takmaya ve sosyal mesafeye uymaya devam etmesi gerekecek. Ayrıca, ofise dönüşü hızlandırmak için işvereniniz yasal olarak aşı yaptırmanızı isteyebilir. Bununla birlikte, ne yaparsanız yapın, aşı ile ilgili yanlış ifadelere ve dolandırıcılık olaylarına çok dikkat edin. Not: Bu içerikte yer alan bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve sağlık veya tıbbi tavsiye olarak yazılmamıştır. Sağlık konusunda herhangi bir sorununuz varsa, her zaman bir doktora veya yetkili bir sağlık kuruluşuna danışmanız gerekir.